DİLSİZ

Yönetmenliğini ve senaristliğini  Murat Pay’ın yaptığı Dilsiz filmi 29 Kasım’da vizyona girdi. 7. Boğaziçi Film Festivali’nde “En İyi Görüntü Yönetmeni”, 9. Malatya Uluslararası Film Festivali’nde “Jüri Özel Ödülü ve En İyi Görüntü Yönetmeni”,  Türkiye İnovasyon ve Başarı Ödülleri’nde “En İyi Sanat Filmi” ödüllerine layık görülen filmin başrollerinde Vildan Atasever, Ozan Çelik ve Mim Kemal Öke rol alıyor.

Dilsiz-fim-afişi

Yönetmen, belgesel fikriyle ortaya çıkıp zamanla kurmacaya dönmüş hatta Dilsiz tam anlamıyla ilk kurmaca filmi diyebiliriz. Yönetmenin belgesel konularına baktığımızda geleneksel sanatlarımızın hâkim olduğunu görüyoruz. Bu noktada Dilsiz’in ne söylediğini daha iyi anlamak için  Miraciyye Son Mirasımız ve Maşuk’un Nefesi belgesellerini izlemek gerekir. Maşuk’un Nefesi ile mevlit geleneğini Miraciyye Son Mirasımız‘da ise miraciyyeyi ele alıyor. Dilsiz ise hat sanatını modern bir pencereden izleyiciye buluşturma gayretinde.

Ruhun Yolculuğu

Geleneksel sanatlarda karşımıza usta-çırak ilişkisi çıkıyor. Dilsiz de kemalatına devam eden bir usta ve bu sanatlardan uzakta hayat süren ressamın yan yana gelip hiçlikle son bulacak yolculuklarına temas ediyoruz. Sami karakterine hatıra kalan bir sanduka ile geleneksel sanatlarımızı keşfederken bir ruh yolculuğunda Sami ile basamakları çıkıyoruz. Mantıku’t-Tayr’daki hüthüt kuşunun diğer kuşlara rehberlik yaparak Simurg’a ulaşma çabalarına benzer minvalde bir yolculuk… Sami karakteri talip olma, aşık olma, hiç olma yolunda yavaş yavaş aynada benliğini kaybetmeye başlıyor. Boya kutusu taşımaktan nasır tutan ellerinin hat sanatını icra için gerekli kıvamı bulmasında alacağı aşk yolundan sanatının karşılığı tozlar içinde kalmak olduğunun kabulüne bir taliplik hikâyesi… 

İncitmemek Mi İncinmemek Mi?

Sami ve ustası hattat Eşref Efendi bu ruh yolculuğunda zorlu bir soruyla karşı karşıya gelirler, “İncitmemek mi, incinmemek mi?”. Bu sorunun cevabı herkesin kendi içinde. Yönetmen ise bize incitmemek olduğunu söylüyor. Belki de yolun başı incitmemek, sonu ise incinmemektir.

filmden-bir-kare-hat-sanatı

Hüthüt’ün nesebinden olan dilsiz bir kuş, hat sanatıyla icra edilmiş bir “Hiç” yazısı… Geriye elimizde meselenin özü olan bu iki nesne kalıyor.

Sanat filmlerinin çok alıcısı olmuyor, maalesef hak ettikleri değeri bulamıyorlar. Ama Dilsiz bambaşka bir şey olmuş, onu alıcılar değil gönüllüler bekliyor âdeta. Belki de filmi daha kıymetli kılan budur. Gönüllü olmak, talip olmak…

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen

Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen ”

Şeyh Galib

Kaynaklar : 12,3

  • Site İçi Yorumlar

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.